Eylül ayı enflasyon verilerinin beklenenden yüksek çıkmasının ardından, Türkiye’de faiz indirimi beklentileri yeniden gündeme geldi. Ekonomistlerin bu konuda farklı görüşleri dikkat çekiyor. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ve Prof. Dr. Sinan Alçın, Merkez Bankası’nın faiz politikasıyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kasım Ayı Faiz İndirimi Beklentileri Ertelenebilir mi?
Altınbaş Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, son enflasyon verilerinin ardından Kasım ayında beklenen faiz indiriminin 2025'e ertelenebileceğini belirtti. Kozanoğlu, Merkez Bankası'nın bu yıl faiz indirimine gitmemesi durumunda iş dünyasından daha yüksek talepler geleceğine dikkat çekiyor. Özellikle Anadolu sermayesi olarak bilinen küçük ve orta ölçekli işletmelerin TL cinsinden borçlandığına ve yüksek faiz oranlarının bu kesimi olumsuz etkilediğine vurgu yapıyor. İş dünyasının, faiz indirimine yönelik beklentilerin gerçekleşmemesi halinde sesini daha güçlü bir şekilde duyuracağını ifade eden Kozanoğlu, işletmelerin bu durumdan oldukça etkilendiğini belirtti.
Prof. Dr. Alçın: Faiz İndirimi Gelecek
Kırklareli Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Alçın ise farklı bir görüş dile getiriyor. Alçın’a göre Merkez Bankası, Kasım ve Aralık aylarında 250’şer baz puanlık iki faiz indirimi yapacak. Alçın, uluslararası piyasaların da bu sürece etkili olduğunu ifade ederek, Amerika Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimlerinin Türkiye’nin para politikası üzerinde baskı yarattığını belirtti. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın da bu süreçte kayıtsız kalamayacağını düşünüyor.
Uluslararası Faiz İndirimi Dalgalanmaları
FED ve ECB’nin faiz indirimlerine gitmesi, dünya genelinde ekonomik politikalarda değişikliklere neden oluyor. Türkiye’de de benzer bir süreç yaşanıyor. Prof. Dr. Sinan Alçın, son dönemde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Merkez Bankası tarafından yapılan çalışmaların, bu beklentinin bir işareti olduğunu belirtti. Kredi kartı borçlarının yapılandırılması ve konut kredilerinde daha uygun koşullar yaratılması gibi adımların, faiz indirimi sürecine işaret ettiğini ifade eden Alçın, Türkiye’nin de bu küresel eğilime kayıtsız kalamayacağını vurguluyor.
Enflasyon ve Faiz Dengesi
Eylül ayı enflasyonunun beklenenden yüksek çıkması, faiz indirimi beklentilerini geciktirebileceği yönünde yorumlar yapılmasına neden oldu. Ancak Prof. Dr. Kozanoğlu, enflasyon verilerinin beklentiler üzerinde etkili olduğunu ve bu nedenle Merkez Bankası’nın daha temkinli bir yaklaşım sergileyebileceğini dile getirdi. Enflasyonda istikrarlı bir düşüş yaşanmadan yapılacak faiz indirimlerinin riskli olabileceği yönünde uyarıda bulunan Kozanoğlu, iş dünyasının bu duruma karşı hazırlıklı olmasını gerektiğini belirtti.
Türkiye'de faiz indirimiyle ilgili farklı görüşler mevcut. Bir yanda enflasyon verilerinin yüksek çıkması nedeniyle faiz indirimlerinin ertelenebileceği konuşulurken, diğer yanda uluslararası piyasalardaki gelişmelere kayıtsız kalınamayacağı ve faiz indirimlerinin yapılacağı düşünülüyor. Kasım ve Aralık aylarında Merkez Bankası’nın atacağı adımlar, ekonomide nasıl bir rota izleneceği konusunda önemli bir belirleyici olacak.
