AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, katıldığı canlı yayında terörsüz Türkiye süreciyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Terör örgütü PKK'nın fesih açıklamasına ve silah bırakma kararına değinen Çelik, sürecin siyasi manipülasyonlara açık olduğunu belirterek, "Birtakım güçlerin bu süreci sabote etmeye çalıştığını biliyoruz" dedi.

“Siyasi Sabotaja Açık Bir Süreç”

Habertürk ekranlarında konuşan Çelik, bu konunun sıradan bir gündem değil, Türkiye’nin güvenliği ve geleceği açısından stratejik bir dönüşüm olduğunu ifade etti. “Bu mesele, siyasi sabotaja açık bir mesele. Birden çok sabotaj alanı var ve çok dikkatli olmak gerekiyor” şeklinde konuştu. Sürecin zamanlaması, dili ve yürütülme biçiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelik, bu konuda tecrübe sahibi olduklarını söyledi.

“Legal ve Illegal Yapılar Süreci Sabote Etmeye Çalışıyor”

Çelik, bazı devletlerin doğrudan ya da dolaylı yollarla süreci baltalamak istediklerini dile getirerek, PKK’dan DEAŞ’a geçiş yapan bazı isimlerin Avrupa ülkelerinin istihbarat servisleriyle irtibatlı olduğunun tespit edildiğini belirtti. Türkiye’nin yalnızca iç güvenliği açısından değil, bölgesel barış için de örnek bir model oluşturduğunu, bu nedenle bazı yapıların devreye girdiğini ifade etti.

“Silah Bırakma Değil, Silah Teslimi”

Silah bırakma sürecinin yalnızca “beklemeye geçmek” anlamına gelmediğini, bunun bir silah teslimi ve örgütün kendini feshetmesi süreci olması gerektiğini vurgulayan Çelik, “PKK'nın tüm şubeleriyle, Irak, Suriye, İran’daki uzantıları dahil olmak üzere silahları teslim etmesi gerekiyor” dedi.

Lozan Vurgusu: “Türkiye'nin Tapusu”

Terör örgütünün açıklamasında yer alan Lozan Antlaşması ile ilgili ifadeleri değerlendiren Çelik, “Biz Lozan’ı Türkiye’nin kazanımı ve tapusu olarak görüyoruz. Özerklik ya da federasyon gibi kavramlar gündeme gelemez. Bu konuda devletimizin ve Cumhurbaşkanımızın duruşu nettir” diye konuştu.

“Türkiye’ye Düşmanlık Sona Ermeli”

Ömer Çelik, sürecin tamamlanmasının ardından örgüt uzantılarının Suriye’de silahlarını devrederek siyasi hayata geçmeleri gerektiğini, ancak Türkiye’ye karşı bir tutum sergilememelerinin bu süreçteki en temel koşul olduğunu dile getirdi.