Yaşadığımız şehre herkes aşıktır, kimse şehrin geri kalmasını istemez. İnsanın doğasında vardır, kıskandırmak veya en güzeli burasıdır demek. Hedef güzeli daha ileri seviyeye taşımak. Bütün çabamız bunun içindir. Yalıda ki kumsal Ünye’den kim geçerse geçsin hayranlıkla ve gıpta ile bakılan bir yer, herkesin cennette yaşıyorsunuz dediği ender yerlerden bir tanesi. Buraya yine geçtiğimiz dönemler de bir düzenleme çalışması başlatılmış ancak şimdi olduğu gibi çok tartışmalar yapıldı ve minik bir iki dokunuşla geri kalındı. Yine bir eylem durumu ve buraya dokundurtmayız.
Zaman zaman köşemde de belirtiyorum, Dünya değişiyor diye, deniz bile sanki bizden uzaklaşıyor, biz ise ona yakın olmak için doğayı tahrip etmeden ufak dokunuşlarla ona yaklaşıyoruz. Tabi ki herkesin fikri aynı olmaya bilir ama bunları yaparken birbirimizi incitmeyeceğiz. Hep söylüyor ve yazıyorum, proje, proje, proje. Peki bir öneri var mı? Proje var mı? Hayır, istemiyoruz da istemiyoruz. Yapılacak olan zemine bugün bir inelim ve gezelim. Burayı böyle mi bırakalım, yoksa yine eskisi gibi herkesin hayranlıkla baktığı bir yer mi olsun. Peyzaj çalışmasında ufak dokunuşlar istenebilir, kum tarafına beton basamaklar olmasın diyebiliriz, zaten kum yok orada çimen olmuş neden deniz geri çekildiği için zemin çimenlenmiş deniz daha sahile vurmuyor da ondan.
Şuna karşı çıkalım eğer kayıkları oradan kaldırmak isterlerse karşı çıkalım, çünkü o kayıklar Ünye’nin ve yalının simgesidir. Bir düzenleme için enerjimizi burada harcamayalım, Ünye’nin tek sorunu burası değil, Yalıda toplanan ekip bir araya gelsin Ünye’nin diğer sorunlarını tartışalım, proje üretelim. Bu projeleri de burada olduğu gibi kamuoyunda dillendirelim ve her yıl bir tanesini hayata geçirmek için çabalayalım, yani boşa kürek çekmeyelim.
Diğer taraftan Türkiye’nin gündemi dedik. Sanki memlekette başka sorun yokmuş gibi hepimiz CHP’nin kendi içinde ki çekişmeyi habire kaşıyoruz. Tabi ki buda birilerinin işine geliyor, etrafımız ateş çemberi ne olup bittiğini idrak etmek için çaba sarf etmiyoruz. Ekonomi ateş içinde, herkes birbirine soruyor geleceğimiz nasıl olacak diye. Eskiden de krizler olurdu, böyle aylar ve yıllarca sürmezdi. Veriler hep iyi yönde gibi gözükse de önemli olan cebimizin yönü, bir türlü ufukta ışık görünmüyor.